Make your own free website on Tripod.com


kıbrıs sorunu

ani3.gif (15574 bytes)

  • Yaz bitti! Havalar, soğumaya değilse bile, serinlemeye başladı. Ancak biz yine de sıcak bir kış geçirmeye hazırlanıyoruz. G-8’lerin girişimiyle başlayan süreç, biz istemesek de devam ediyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Daimi üyesi ülkelerin Dışişleri Bakanları, Genel Sekreter Kofi Annan’dan son durum hakkında bilgi aldıktan sonra bir açıklama yapıldı. Açıklamada; “Kıbrıs’taki statüko’nun kabul edilmez olduğu ve Kıbrıs sorununun çok uzun zamandan beri çözümsüz kaldığı” görüşü tekrarlandı. Açıklamada, Genel Sekreter’in Kıbrıs sorununa çözüm bulması için iki tarafı sonbaharda önkoşulsuz doğrudan görüşmelere çağırması talebi de yinelendi.
  • Bu açıklama Rum tarafını sevindirdi. Klerides, her zaman olduğu gibi görüşmelere hazır olduğunu söyledi. Klerides, sanki alay eder gibi, Denktaş’la “Toplum Lideri” sıfatıyla görüşmeye hazır olduğunu açıkladı. Tabii ne de olsa, Klerides’in sırtında yumurta küfesi yok. Görüşmeye gelene kadar “Cumhurbaşkanı” görüşme sırasında Toplum Lideri, görüşmelerin ardından tekrar “Cumhurbaşkanı”
  • Denktaş ise, ambargolar altında ezilen bir devletin Cumhurbaşkanı ancak bu unvan da, devlet de tanınmıyor. Denktaş görüşme masasına “Toplum Lideri” olarak oturacak, masadan kalkınca, yine, dünya tarafından tanınmayan bir devletin Cumhurbaşkanı olarak kalacak.
  • Böyle bir görüşmeyi Klerides niye istemesin? Ya da başka türlü soralım: Klerides böyle bir süreçte uzlaşmayı niye istesin? Masaya gelip oturacak o kadar. Hiçbir şey imzalamak zorunda değil! (Aksini kimse iddia etmesin: İki yıllık  GAÖ müzakere sürecinin ardından anlaşmadan kaçan Klerides’e bir yaptırım uygulanmaması hala hafızalarda.) Masaya oturmuş olmak Klerides’e yetiyor. Görüşme süreci sonunda bir anlaşma yapmaya gerek yok; Çünkü görüşmeler devam ettiği sürece hem Türkiye’ye hem de KKTC’ne karşı baskı uygulanması sağlanıyor.
  • Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın durumu zor! Denktaş’ın en önemli görevi, KKTC’ni tanıtmak! (Masaya oturmadan önceki pozisyonu ile masadan kalktıktan sonraki pozisyonu arasında fark yoksa niçin masaya otursun?) Masa başı oyunlar, emrivakiler, baskılar... vs.. vs..
  • Türkiye’nin durumu ise daha zor! Bir yanda Yunanistan’la başlayan yakınlaşma süreci, bir yanda AB’ne tam üyelik tartışmaları, bir yanda Kıbrıs konusunda taviz vermesi yolundaki baskılar...
  • Ancak bu tabloya bakıp karamsar olmaya da gerek yok! Yaşanan tüm felaketlere rağmen, Türkiye, Kıbrıs konusundaki kararlı tavrını sürdürüyor. Baştaki liderlerin yaş sorunu olmasına rağmen, Türkiye çok dinamik bir ülke ve her felakette Türkiye’nin yıkılmasını, parçalanmasını bekleyenler sürekli hayal kırıklığına uğruyor. Kendi karamsar yorumlarımızdan vazgeçip etrafımıza biraz daha sakin bir kafayla baksak kendi gücümüzün farkına varacağız...
  • Ne Başbakan Bülent Ecevit’in ABD ziyaretinden büyük sonuçlar alınacağı gibi hayale; ne de “Kıbrıs’ın satıldığı” gibi anlamsız vehimlere kapılalım! Kendi ulusal bütünlüğümüzü koruyarak siyasi açıdan sıcak geçecek bir kışa hazırlanalım yeter!

Denktaş 4'lü zirve istedi, Rum tarafı karşı görüşte

  • KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, Kıbrıs meselesini, "iki millet ve iki halk arasında 4'lü bir mesele olarak gördüklerini" belirterek "Kıbrıs meselesinin çözümü dörtlü yörüngededir. Öteki devletlerin katılımıyla çözümlenebilecek bir konu değildir ve olamaz" dedi.
  • Denktaş, (16 Ekim'de) İstanbul'da yaptığı açıklamada, "Hiçbir zaman, masadan kaçan taraf olmadıklarını, anlaşma ve uzlaşma istediklerini" kaydetti. Denktaş özetle şunları söyledi;
  • "1959 yılında Kıbrıs meselesi halledilmiş, 1960 yılında da 4'lü imza ve İngiltere'nin garantörlüğünde ortaklaşa Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuştur. Rumların daha sonraki amacı ise konuyu bu dörtlü çerçeveden uluslararası arenaya çekmek ve bu arenada bilerek, bilmeyerek darbeci, ırkçı iradeyi meşru hükümet olarak tanıyan hükümetlerin de katılacağı bir toplantıda kendi lehlerine çevirme siyaseti gütmüşlerdir. Eğer Clinton'un dörtlü bir konferans düşünmeye başladığı doğru ise, o zaman Kıbrıs meselesinin hangi yörüngede halledilebileceğini görmüş bir kişi addediyorum."

Rum tarafı 4'lü konferansa karşı

  • Rum Yönetimi Sözcüsü Mihalis Papapetru 4'lü konferans fikrine karşı çıkarak önkoşulsuz görüşmelere hazır oldukları görüşünü tekrarladı.
  • Rum Yönetimi Sözcüsü ile görüşen Sosyalist EDEK Partisi Lideri Vasos Lissarides "Denktaş ile İstanbul'da görüşme tuzağına düşmemeleri gerektiğini, Amerikalıların, herkesin bir araya gelmesi için İstanbul'un bir fırsat oluşturduğunu söyleyeceklerini" öne sürdü.
  • Lissarides, "Denktaş'ın İstanbul'da işi yoktur. İlgili kuruluşların üyesi olmayan birini uluslararası kuruluşlara empoze edemeyiz" dedi.
  • Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis de dörtlü konferansı mümkün görmediğini söyledi.
  • Alithia Gazetesinin haberine göre, Simitis, "gelecek ay İstanbul'da düzenlenecek Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Toplantısı çerçevesinde, Ecevit, Denktaş ve Klerides'in de bulunacağı bir görüşme yapmasının olanak dışı olduğunu" açıkladı.

Rum'dan bir senaryo daha

  • Rum kesiminde yayınlanan Politis Gazetesi, Denktaş ile Klerides'in Kasım ayının son 10 günü içinde, ABD'nin Westpoint kentinde bir araya geleceklerini savundu. Habere göre, "görüşmeler 19 Kasım'da sona erecek AGİT doruk toplantısının hemen ardından gerçekleşecek. İki liderin bir araya geleceği, AGİT toplantısının son gününde Başkan Bill Clinton tarafından ilan edilecek." Haberin "İkinci Senaryo" başlıklı bölümünde ise şu satırlar yer alıyor:
  • "İstanbul sürprizleri bununla bitmeyebilir ve Klerides'in önüne bir bardak acı zehir konulabilir. Ayrıca Clinton, Denktaş ve Klerides'le ortak bir toplantı yapabilir. Rauf Denktaş'ın yalnız Bill Clinton'un değil onlarca liderin önünde Kleridesle aynı toplantıda olabilecek olması hükümeti düşündürüyor."

Kıbrıs Sorununun tarihçesi
Rum Liderliği'nin Kıbrıs Türkü'ne bakışı
için Logo krizini okumanızı öneririz.







Yabancı gözüyle KKTC
!Devre tatil!
Ana sayfa

e@mail

30.10.1999